15 Mayıs 2012 Salı

beyaz ihanet

beyaz ihanet
 
sinsi duvarların üzerinde cesurca duran hatıraların vardı
beyazdan bu kadar nefret ettiğimi bilmiyordum...!
sensizlikteki beni öğrenmeye devam ediyorum
ve bu gün kocaman bir adım daha attım
benim için büyük ama sana yine uzak bir adım
beyaz gözlerin üzerinde karanlık bakışlar...
ve kalbinde is kokusu var
bu duvarlar daha kaç kez yanacak...!
kaç kez sinecek üzerimize beyaz yangınlar...
yalnızlıkla ölüm arasındaki çizgiyi az önce sildim
ayıramaz artık bizi duvarların ihaneti
sana eğilir sana bükülür kıldan ince yüreğim
ne ölüm ne yaşam...yok yok...
bu aşkın ibadeti...
                                                                                            
                                                                m_f

4 Nisan 2012 Çarşamba

kaybolma sırası bizde

bu gece yıldızlar duruyor yerinde
artık kayma sırası bizde...
bir ses
topal simitçinin çağrısı...
hayır hayır...
bu gevrek ses bizim şarkımız.
sokak soğuk
gökyüzü berrak...
bulutlar misafir gelmiş bak
yıldızlar dursun yerinde
bu gece,kaybolma sırası bizde.
dilek tutma vakti geçmeden
çıplak yıldızlar üşümeden
usulca sokul
kaydır elini koynuma
kayıp aşklar bürosuna
sen de yaz ismini
bu gece
kaybolma sırası bizde.


                                           M_F

30 Mart 2012 Cuma

acıkmayı öğrendi insan

insanoğlu;acıkmayı öğrendi.
doğduğu günden beri...
karnı acıktı
gözü acıktı
yüreği acıktı
hep istedi
hiç doydum demedi.
insanoğlu;acıkmayı öğrendi.
en iyi bildiği şeydi...
her konuda bu temayı işledi.
aşık oldu...yetmedi...
yemek yedi...doymadı...
gözleri hep baktı...
baktı ama göremedi.
doy artık ey insan...!
eğer insan oğluysan
duy artık...
duy...
ve doy...!
                               M_F

6 Mart 2012 Salı

ahh...

bir gece vakti ansızın uyanıp
sağ tarafına attığında boşa çıkıyorsa ellerin...
üzerinde ki çarşaf hiç bir anlam ifade etmiyorsa...
uykularından irkildiğin zaman
sadece yastığına sarılıyorsan...
sabahları gün ışığı ısıtamıyorsa yüreğini...
pencereni açtığında
içine dolan rüzgar düşüncelere itiyorsa seni...
kireç kokan duvarlarda bembeyaz anıların beliriyorsa...
ağaçların hışırtısı
birer okyanus dalgası gibi çarpıyorsa yüzüne...
unutup unutup tekrar hatırlıyorsa hafızan o günleri...
ellerin buz gibiyse haala...
son sözüm duruyorsa
dilinin ucunda...
dudakların...
...
dudakların titriyorsa
şu an ki gibi...
bil ki...
ahh...!
...

                                                    M_F
ruyaavcisi.blogcu (3.ağustos.2010)

şeytan doldurur

çek o gözlerini üzerimden...
şeytan doldurur...

                                                 M_F
ruyaavcisi.blogcu (3.temmuz.2010)

elveda

giderken arkandan koştuğumu farketmemiştin bile...
duvarları hep sen diye seyrettim
ağaçların dalları saçların gibi dans ederdi
sağa yatardı,sola yatardı...
sen diye sarıldığım yastığımla dertleşiyorum şimdi
ama yorganım dargın bana  geceleri...
sen varmışsın gibi çıkarıyorum şapkamı karşında...!
asıyorum gece nöbetlerimi...
geç kalıyorum yine düşlerime
gelirsin diye beklediğim cemre düşüşlerine...
giderken sen;
arkandan koştuğumu farketmemiştin...
af diliyorum;
sensin diye öptüğüm herkesten
sen diye sevdiğim herşeyden
özür diliyorum
ellerini tutar gibi sıktığım bu kalemden
elveda...
bende gidiyorum...

                                                            M_F
ruyaavcisi.blogcu (24.kasım.2010)

iyi,kötü,çirkin...

zaman;
bazen iyi bir silgi...
bazen de kötü bir mürekkeptir.
bazense sadece çirkin bir maske...!
                                                         M_F
ruyaavcisi.blogcu (27.ocak.2011)

bir yastıkta


koskoca bir ömür senin olsun...
bana beş dakikanı ayırsan yeter
yatak yorgan da istemem
bir yastıkta da kocarım ben...
                                                 M_F
ruyaavcisi.blogcu (25.aralık.2010)

huzur evi


bir ev istiyorum
içi huzur dolu...
ara sıra ziyaret
bazen itiraf...
boş duvarlara ziyafet...
bir ev istiyorum
musluklarından huzur akan
elime yüzüme bulaştıran
penceresinden mutluluk doğan
ve içimdeki karanlığı boğan.
bir ev istiyorum
iki oda bir sen...
hep sende sabahlasam
iki odayı kilitlesen...
                                                  M_F
ruyaavcisi.blogcu (6.şubat.2011)

9 Şubat 2012 Perşembe

içime atıyorum

 
içime atıyorum herşeyi
hayatıma giren cisimleri
dökülen yaprakları
yazdığın sayfaları
bıraktığın mum ışıkları
içime atıyorum ne varsa geçmişimde
kapanıyorum...
kapatıyorum kepenklerimi
çöp tenekelerimi
dolduruyorum hep
artık aşklarınla
aşklarınla artık...

                                       M_F

(ruyaavcisi.blogcu.com 01.Kasım.2010) 
 

yaşlandıkça unutuyorum


unutuyorum yaşlandıkça...
yağmurun altında...
ağır çekim giderken sen
yüreğimin yer çekimine karşı koyamıyorum...
bir çim adam duruyor karşımda..
içi yanlışlarla dolu...
ıslandıkça uzuyor yalnızlıkları
boş bakıyor gözleri
benim kadar boş
ve dolduruyorum silahımı aşkla
gölden havalanan bir meleğe ateş ediyorum
düştüğü yere doğru gidiyorum
yattığı yerde bir yangın
karıncalar su taşıyor
taştı taşıyor derken sabrım
aniden uyanıyorum
ve unutuyorum tüm yaşadıklarımı
elim yüzüm terden sırılsıklam
yaşlandıkça acıyorum...
hatırlamak istiyorum;
yüzünü hatırlamak..!
giderken söylediğin son sözü...
bu bir kabusun önsözü...

                                          M_F

(ruyaavcisi.blogcu.com 16.Ekim.2010)
 

kurmalı hayaller

kurmalıydı benim hayallerim...

kurma anahtarını hep cebimde saklardım

kimsenin elinde oyuncak olmasın

kimsenin gözyaşıyla paslanmasın...

çocukluğumu biriktirdim içinde

biraz oyuncak

biraz kumbara

başım sıkışınca dara

hayallerimi kurardım...

iki de bir kırardım..!

dayanamaz yeniden yapardım...

aşkımı biriktirdim içinde

biraz oyuncak

biraz kumbara...

kurmalıydı benim hayallerim...!

pili  hiç bitmezdi ...

beş para etmezdi

ama ben hep kurardım...


                                                      M_F


(ruyaavcisi.blogcu.com 11.eylül.2010)

27 Ocak 2012 Cuma

soğuk alınganlığı

 

söyle çok yaşar mıyım doktor?
bu  salgın yalnızlığı
soğuk alınganlığı var bende
soğuk bakışlara çok alınırım
dokunsalar ağlarım
ama dokunacak kimsem yok
sahi yalnızlıkta çok dokunuyor bana
daha hafif şeyler sevmeliyim
öyle bakma bana lütfen
hastalıktan değil
yalnızlıktan revirdeyim
güzel doktor...
                                         M_F


(09.01.2012-ruyaavcisi.blogcu)